Kriminolojik Araştırmalar

Suçla mucadelede ortak noktalar

İmam-ı Azam’ı zehirli sütle şehit etmişler!

Posted by yayilmaz Temmuz 19, 2007

Zehirli suikastlere maruz kalanlar arasında İmam Ebu Hanife, Selçuklu Sultanı Melikşah, Vezir Nizamü’l- Mülk ve Sultan Alaattin Keykubat gibi birçok ünlü isim var. MELİKŞAHÜnlü müteffekkir ve din alimi Bediü’z-zaman Said Nursi de bizzat kendisinin rivayet ettiği pek çok zehirlenme girişimleriyle karşılaşmış.

Kurulu düzeni ve egemen felsefeyi yerle bir eden filozoflar da yüzyıllar boyunca sinsi suikastlerin hedefi oldular. Bunlardan biri olan Sokrat, Atina yasalarına göre baldıran zehiri içirilmek suretiyle öldürüldü. Ortaçağ Avrupa’sında çok yaygın olan zehirle idam, günümüzde sadece Amerika’da uygulanıyor. 17. yüzyılda Fransa’da zehirle işlenen cinayetler o kadar artmış ki, Kral 14. Louis bir ferman yayınlamak zorunda kalmış. Buna göre zehir hazırlayanlar da ölüm cezasıyla yargılanmışlar. Bu cinayetlerin çoğu ise kadınlar tarafından kıskançlık ve servet avcılığı nedeniyle işleniyormuş.

 

İmam-ı Azam: Beni sultanın gaspetmediği yere defnedin

 

Hanefi Mezhebi’nin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin Hicri 150 yılında zehirlenerek öldürüldüğü rivayet edilir. Ebu Hanife’nin, Halife Ebu Cafer el-Mansur’un kadılık teklifini kabul etmeyince kırbaçlandığı ve hapse atıldığı zikredilir. Onun hapisteyken mi, yoksa hapisten çıktıktan sonra mı öldüğü ihtilaflıdır. Ebu’l-Arab Muhammed ibnu Temimi (Ö. 333), Kitabu’l-Mihen adlı eserinde, “Bana bildirildiğine göre, Ebu Hanife, Ebu Cafer el-Mansur’un talebi üzerine yanına gitti, içeri girdi. Mansur onun için zehirli bir süt hazırlatmıştı. Ebu Hanife yanına oturunca Mansur sütü getirterek içmesini istedi. Ebu Hanife yaşlılığından dolayı sütün midesine dokunacağını söyleyerek içmek istemedi. Mansur’un ısrarı üzerine Ebu Hanife sütü içti, sonra izin almadan Mansur’un yanından kalktı. Mansur nereye gittiğini sorunca, Ebu Hanife, ‘Senin gönderdiğin yere’ cevabını verdi ve oradan ayrıldı. Kısa bir zaman sonra o süt yüzünden zehirlenerek öldü.” Zalim iktidarların meşruiyetini kabul etmeyen Ebu Hanife, sultanın gasbetmediği ve sahiplik iddiasında bulunmadığı bir yere defnedilmesini istemiş. İmam, Bağdat’ta Hayzunan kabristanının doğu tarafına defnedilmiş.

 

Melikşah’ı av etiyle zehirlediler

 

Zehirlenerek öldürülen Sultanlar arasında kimler yokki. Ünlü Selçuklu Sultanı Melikşâh, bir av dönüşü verdiği ziyafette birden sancılandı. Sayıklamaya başlayan Sultan kendinden geçti. Kudretli Sultan zehirlenerek öldürülmüştü. Melikşah’ın ünlü veziri Nizamilmülk de Haşhaşiler olarak ünlenen Hasan Sabbah’ın fedaileri tarafından zehirli bir hançerle öldürüldü. Göktürk Hakanı Bilge Kağan, Saka Hanı Alp Er Tunga da zehirle öldürülen sultanlar arasında. Anadolu Selçuklu Sultanı Alâüddin Keykubat oğlu tarafından zehirletilmiş. Türkçeyi ilk kez bir devlet resmi dili olarak uygulatan Karamanoğlu Mehmet Bey Gölhisar’da zehirlenmiş, Mehmet Bey’in ağabeyi Larende Emiri Şemsettin Bey de kardeşi Karaman Bey tarafından zehirletilmiş.

 

Bediüzzaman ölümlerden dönmüş!

 

Bediüzzaman olarak anılan Said Nursi de eserlerinde pek çok kez zehirlenerek öldürülmek istendiğini zikreder. Bir rivayete göre 18, bir başka rivayete göre ise 21 kez zehirlenen Said Nursi’nin bedeni zehirlerin etkisiyle zayıf düştü. Tarihçe-i Hayat’ta bir zehirlenme vakası “Üstadın Emirdağ’da zehirlenmesi” başlığıyla şöyle anlatılır: “Bir siyasî memurun iğfali ve imhası için yukarıdan emir aldık” demesine aldanan bir bekçibaşı, Üstadın penceresine geceleyin merdivenle çıkarak yemeğine zehir atmış; ertesi gün Üstad zehirlenerek kıvranmaya başlamıştır. Zehirin tesiri çok azîm olduğu halde, kendisi, ‘Cevşenü’l-Kebir gibi evrad-ı kudsiyelerin feyziyle ölümden muhafaza olunuyorum. Fakat hastalık, ıztırap çok şiddetlidir’ derdi. Bir hafta kadar aç, susuz denecek bir halde perişan bir vaziyette inlemiş, sonra biiznillâh şifa bulup, tekrar tashihat gibi Risale-i Nur vazifeleriyle iştigale başlamıştı. Bu şiddetli hastalık zamanlarında asla namazlarını terk etmedi.’

 

Bediüzzaman’ın talebelerinden İbrahim Fakazlı , Said Nursi’nin hapishanede zehirlenmeye karşı tedbir aldığını belirterek, “Hz. Üstadın hizmetlerini yapacak bir talebesini yanına müsaade etmiyorlardı. Bir gardiyan tayin etmişlerdi. Hz. Üstad ona pek itimat etmezdi. Ekmek her zaman idare tarafından dağıtılırdı. Bu ekmek askeriyenin tayını gibiydi. Fakat Hz. Üstad bu tayını yemezdi. Bu tedbire rağmen yine de Üstadın zehirlendiği çok olurdu” der.

 

Mücevherleri için zehirlenmiş

 

Ünlü opera sanatçısı Maria Callas’ın kalp krizinden ölmediği, bir cinayete kurban gittiği söylenir. Franco Zeffircih, Callas’ın hayatını konu alan filmin hazırlık aşamasında kapsamlı bir araştırma yapmış ve ünlü opera sanatçısının piyanist arkadaşı tarafından zehirlenmiş olabileceği bilgisine ulaşmış. Buna göre 1977′de ölen Callas, son yıllarında arkadaşlık kurduğu piyanist Vaseo Devetzi tarafından öldürülmüş. Cinayet nedeni ise Callas’ın 9 milyon dolarlık mücevherleri. Bu arada 20. yüzyıl operasının efsanevi divalarından olan Yunan asıllı Amerikalı sanatçıya ait 11 mücevher geçen ay Cenevre’de yapılan bir müzayedede 1 milyon 41 bin euroya satıldı.

 

Emile Zola’nın ölümü de kuşkulu

 

Ünlü yazar Emile Zola Paris’te Brüksel sokağındaki odasında 29 Eylül 1902 sabahı gazdan zehirlenerek ölür. Yapılan soruşturma baştan savmadır. Olay, talihsiz bir kaza olarak kayıtlara geçer. Zola’nın ölümünden 20 yıl sonra bir sobacı, arkadaşına ilginç bir ayrıntı aktarır. İddiaya göre sobacı, 25 Eylül 1902′de Zola’nın oturduğu binaya komşu binada çalışma yaparken, Zola’nın oturduğu evin bacasını tıkadığını, 29 Eylül sabahı ise izleri sildiğini söylemiştir. Bu ilginç gelişme, Dreyfus Davası’nda etkili bir kampanya gerçekleştirerek Yahudi karşıtı çevrelerin düşmanlığını kazanan Zola’nın bir cinayete kurban gittiği şeklinde yorumlanır. Dreyfus karşıtı bir yayın organı olarak bilinen La Libre Parole (Serbest Söz)’nin manşeti ise daha da ilginçtir: “Doğalcı bir olay, Zola dumandan boğularak öldü.”

 

Mozart zehirli cinayet kurbanı

 

19. yüzyılın önemli bestecilerden Vincenzo Bellini de bir rivayete göre zehirlenerek öldürüldü. 1801′de Sicilya’da doğan İtalyan besteci, 1835 yılanda birdenbire hastalanarak ölmüştü. Yazar Paul Aron ”Tarihin Büyük Sırları” adlı Aykırı Yayınları’nca yayımlanan kitapta ise ünlü besteci Mozart’ın zehirlendiğini iddia eder.

 

Napolyon zehiri savuşturamamış

 

Ünlü tarihi kişiliklerin ölümleri de günümüzde artık araştırma konusu ediliyor. İskender ve Napolyon’un da ölümlerinin doğal nedenlerden olmadığı iddia ediliyor. Fransız tarihçi Rene Maury, “Napolyon’un Katilleri” isimli kitabında Napolyon’un (1769-1821) şarabına arsenik konularak zehirlenmek istendiğini öne sürer. İddialara göre Napolyon’un hemen ölmemesi, şarabın içine konulan arseniğin ani ölüme yol açacak yeterli etkiye sahip olmamasıdır. Napolyon’un özel bir kavanoz içinde saklanan saçlarına analiz yapıran FBI, arsenik izlerine rastlamış. Genç yaşta Hindistan’a kadar Doğu ülkelerini fetheden Makedon Kralı Büyük İskender’in ölümü de 23 yüzyıl sonra bir araştırmaya konu olmuş. Eski Scotland Yard dedektifi John Grieve, İskender’in 33 yaşında iken Babil’de zehirlenerek öldürüldüğü kuşkusu duymuş. Grieve, bu ölüm olayını soruşturmak için günümüzün kriminal bilimlerinden yararlanmış. Grieve araştırmanın sonunda kesin bir yargıya varamamış ve iyimser bir tahminle İskender’in vücudunun aşırı teskin edici ilaçların etkisiyle iflas ettirildiğini ileri sürmüş.

 

http://www.yenisafak.com/diziler/zehir/zehir02.html

About these ads

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: